Muzi Store

Çocuk Sağlığında Postürün Önemi

RSS
Çocuk Sağlığında Postürün Önemi

“Postür” ya da diğer bir deyişle “duruş”, otururken veya uzanırken vücudumuzu yerçekimine karşı dik tuttuğumuz konum olarak tanımlandırılır ve özellikle ayakta durduğumuz sürede eklemlerimizde herhangi bir bükülme gerçekleştirmeden omurgamızın hizalı bir şekilde dizilimini gerektirir.

İyi bir postüre sahip olmak çocukluktan başlayarak yaşamın tümü boyunca, kas-iskelet sisteminin düzeninde, güçlü kemiklerin oluşmasında, özellikle kasların kuvvetli olmasında, boyun ve bel ağrılarında, nefes almada, estetik anlamda daha ince ve uzun görünümde, hafıza ve öğrenme kolaylığında, mental sağlık ve konsantrasyonda önemli bir rol oynamaktadır.

Ancak günümüzde iyi bir postür oluşumunu etkileyen birçok tehdit olduğu bilinmektedir. Bunlardan bazıları özellikle çocuklarda, okul dönemi boyunca taşınan ağır sırt çantaları, akıllı telefonlar ve tabletler ile harcanan uzun saatler, bilgisayar oyunları için masa başındaki bozuk oturuşlar olarak değerlendirilebilir.

Son zamanlarda en fazla tartışılan ve araştırılan, teknolojinin de gelişmesine bağlı olarak en yaygın anormal duruş diye tanımlandırılan “İleri Baş Duruşu” (İBD) ya da “Teknoloji/Text Boyun” oldukça dikkat çekmektedir. En basit anlamda, İBD, başın omuzların merkezinden ileri taşınması olarak açıklanmaktadır. Böylece boyun ve başın, öne doğru konumlandırılması, omuzların ve kavisli bir üst sırtın toplanıp yuvarlanmasına neden olur. Yapılan araştırmalarda günde beş saatten fazla tablet, akıllı telefon kullanan ya da kitap okuyan çocuklarda bahsedilen ileri baş duruş bozukluğu gözlemlenmektedir. Bu da yıl içinde ortalama 1825 saat hem boyuna hem de özellikle üst omurgaya ciddi yük ve stresin binmesine, sonrasında da baş, boyun, omuz ve bel ağrılarına neden olmaktadır.

Bu durum, çocuk sağlığı açısından büyük bir yıkım olarak değerlendirilmekte ve çok dikkat edilmesi gereken bir durum olarak vurgulanmaktadır. Çünkü yapılan çalışmalar, boyunun her 2,5cm ileri uzanması, omurgaya binen yükü 10 kat arttığı için postüral bozukluğun süreçle beraber kifoz, skolyoz ya da lordoz gibi omurga sağlığını da bozduğu belirtilmiştir.

‘’Text Boyun’’ etkilerinin uzun vadeli sonuçlarına bakıldığında, omuzların öne doğru yuvarlanması ve kaburgalar üzerinde baskının artması; omurga eklem ve diskleri üzerine binen yüklere bağlı olarak disk yaralanmalarının ve dejenerasyonlarının oluşması; lumbar lordozun (bel çukuru) artması; boyun omurlarındaki anormal strese bağlı beyin ve vücut arasındaki nörolojik bağlantının azalması, kaygı ve stresin artması olarak sıralanabilmektedir.

Bu anormal değişiklikler, önce başın ve boynun destek kaslarını etkileyerek daha sonra orta sırtta ve hatta alt sırtta sorunlara yol açan domino etkisine neden olabilmekte ve hatta hayati akciğer kapasitesinde %30’a varan azalma ile potansiyel olarak kalp ve kan damar hastalıklarına yol açabileceği ile ilişkilendirilebilmektedir.

Peki, çocuklarımızın bu olumsuz durumlardan korunması için yapılması gerekenleri özetlemek gerekirse; öncelikle tıpkı dişleri kontrol ettirmek için çocuklarınızı dişçiye götürdüğünüz gibi, kötü duruş ve omurga sorunları yaşayıp yaşamadıklarını da belirlemek için postürlerinin değerlendirileceği uzmanlarla iletişimde olmak önemlidir.

Ayrıca ek olarak, okul dönemleri boyunca kullanacakları doğru bir sırt çantası seçimi ve çantaların ağırlıklarının çocuklarımızın vücut ağırlıklarının %5 ve 7’si arasında olacak şekilde belirlenmesi, özellikle kitap okuma, telefon ve tabletle zaman geçirme esnasında materyallerin göz hizasında olacak şekilde tutulmasının sağlanması ve belirli sıklıklarda boyun ve omurların rahatlamasına olanak verecek dinlenmelerin verilmesi son derece hassas bir şekilde ebeveynler tarafından kontrol edilmelidir.

Bununla beraber ki en önemlisi, iyi bir duruşun tüm yaşam boyu sürdürebilmesi için iyi bir postüral kaslara sahip olmak önemlidir. Haftada en az üç gün boyunca 1-2 saat yapılacak düzenli egzersizler aracılığıyla omurgayı dik tutmayı sağlayan kasların, eklem, tendon, bağ gibi yardımcı dokuların kuvvetlendirilmesi, çocukların gelişim süreçleri esnasında daha güçlü ve katı bir iskelet sisteminin oluşmasını sağlayacaktır. Teknoloji bağımlılığının yarattığı olumsuz koşulların hareket eğitimi, egzersiz ve düzenli spor bağımlılığıyla ortadan kaldırılması ebeveynlerin birincil görevi olmalıdır.

Doç. Dr. Çiğdem BULGAN

Haliç Üniversitesi

Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu

Antrenörlük Eğitimi Bölümü

Önceki Gönderi

  • Muzipo Kids